26 Aralık 2011 Pazartesi

Noel Saçmalığı

YILBAŞI ve NOEL Hristiyan adetidir. Bu adetleri HRİSTİYAN'lar kutlar... Dolayısıyla bu günleri Hristiyan adeti olduğunu bile bile kutlayanlar HRİSTİYAN'dır... 


KASITLI BİR TARİH HİLESİ :
Hristiyanlıkta aslında olmayan sonradan sokma,çakma bir adet : NOEL

21 Eylül tarihinden itibaren güneş ışınlarının gitgide zayıflaması karşısında putperest halk, güneşin kendilerini terkettiği gibi bir korkuya kapıldıkları için, 25 Aralık’ta güneşe kurbanlar kesip ibadet etmeye başlamışlardı Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının yeniden yükselmeye başlamasını dualarının kabul edildiği şeklinde yorumlayarak, her yıl bu kutlamaları yapmaya devam etmişlerdir Eski Roma’da 25 Aralık bir tarih hatası olarak bugünkü 21 Aralık yerine kısa günlerin başladığı kış gün dönümü şeklinde kabul edilmiştir Bu inanca sahip olan putperest Romalılar, hıristiyan olduktan sonra da aynı inancı sürdürmüşlerdir.

25 Aralık tarihi aynı zamanda aydınlık ve güneşin, dolayısıyla Güneş tanrısının, karanlık üzerindeki egemenliğin belirtisinin de başlangıcıdır Bu aynı zamanda günlerin uzamaya başlamasının ve ilkbaharın müjdecisidir Dolayısıyla 25 Aralık eski İranlılar, Mısırlılar, Fenikeliler, Suriyeliler, Yunanlılar, Romalılar, Meksikalılar, Perulular, Hintliler ve diğer milletler tarafından kutlanmıştır 25 Aralık Keltler, Druidler ve eski Almanlar tarafından da kutlanırken putperest İskandinavlar’ın en büyük bayramıdır. Bütün bu anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi noel, Roma Katolikleri tarafından Hıristiyanlığa adapte edilmiştir ve onlar da bunu eski pagan(putperest) kültüründen almışlardır.

Bunun üzerine kilise, güneş merkezli kültün önüne geçmek için dünyayı aydınlatan “güneş ışığı” ile “salâh güneşi” ve “dünyanın nuru” olarak insanları aydınlatan “Tanrı ışığı” İsa arasında benzerlik kurarak, bu tarihi Hz İsa’nın doğum günü olarak kabul etmiş ve noel kutlamalarını başlatmıştır


Milât : 1 Ocak tarihinin yılbaşı olarak kutlanmasının temeli putperest Roma’ya dayanmaktadır. Çünkü eski PUTPEREST  Romalılar’ın yılı 1 Ocak’ta başlamaktaydı, bu kullanım daha sonra bazı Ortaçağ ülkelerinde de sürmüştür Julien takvimi olarak bilinen bu takvim, Papa XII Gregorius’un 1582 yılında topladığı konsilde, “artık yıllar”ın giderilmesine çözüm bulunması amacına yönelik çalışmalar dolayısıyla Hıristiyanlık’la bağlantılandırılmıştır
Milât, “Hz İsa’nın doğumu” demek olduğu için hıristiyanlar Hz İsa’nın doğum gününü sıfır kabul ederek, bu tarihi “İsa’dan önce” (İÖ) ve “İsa’dan sonra” (İS) şeklinde kullamaktadır Yılın hangi ay ve gün ile başlayacağı konusu üzerinde yapılan çalışmalar sonunda ise, İngiltere’de 1 Ocak 1752 tarihi, birinci gün olarak kabul edilmiştir. Türkiye’de de inkılâplar çerçevesinde milâdî takvim 1926 yılında kabul edilmiştir Yılın ilk günü olarak kabul edilen 1 Ocak tarihi, 1935 yılında Başbakan İsmet İnönü tarafından verilen bir kanun teklifinin benimsenmesiyle resmî tatil günü ilân edilmiştir.

Türk Tarih Kurumu yayımları arasında çıkan Tarih Çevirme Kılavuzu (Ankara 1997) adlı kitabın giriş bölümünde, yaygın olarak kullanılan takvimlerin ortaya çıkışları ve dayanakları konusunda bilgi verilir Burada güneş ve ayın hareketlerine göre takvimler “güneş, ay, güneş-ay takvimleri” şeklinde üçe ayırıldıktan sonra, “Dinlere Göre Takvimler” alt başlığında yahudi, hıristiyan ve müslüman toplumlarına ait takvimler tanıtılır “Hıristiyan Toplumlarında” kısmında şu bilgilere yer verilmektedir: Hıristiyanlık’ta “Hz İsa’nın hayatı ile özdeşleşmiş olan kilise yortu takvimi kullanılmıştır. Bu takvimin başlangıcı İsa’nın doğumuna göre, en önemli yortu olan Paskalya’nın belirlenmesi ise İsa’nın diriliş tarihine göre hesaplanmıştır Bu takvim bugün kullandığımız milâdî takvimin temelini teşkil etmektedir.

1 yorum:

  1. sizin gibi dusunen cahillerle ayni dinden olmak istemem zaten. siz musluman olun size kaldysa....

    YanıtlaSil